• Dr. Zafer Akıncı

Nasıl bir aşıksanız, kişiliğiniz de öyledir.

Birazdan anlatacaklarım ilişkilere bakışınızı temelden değiştirebilir.

Hepimiz muhtemel hayatımızın bir döneminde aşk yaşamışızdır. Aşk çok güzel ve yıllar sonra bile hatırlamaya devam edeceğimiz kadar güçlü bir duygudur.


Siz nasıl bir aşıksınız?



Dr. Helen Fisher, çocukluğumuzda yaşadığımız hayat, bizim bir çok şeyimizde olduğu gibi, aşık olma biçimimizi de çok etkilediğini ortaya koymayı başarmıştır. Aşık olma şeklimiz bizim tam olarak kişiliğimizle ilgilidir.


Bir anlamda “ nasıl aşık oluyorsanız kişiliğiniz de ona uyumludur” diyebiliriz.


Siz de bir düşündüğünüzde bunu fark edebilirsiniz. Çünkü bizler aşık olduğumuzda kendimizi daha farklı hissediyoruz. Daha enerjik, daha güçlü, çok daha kıskanç belki daha romantik veya daha takıntılı. Ama bir şekilde kişiliğimizin çok farklı olduğunu hissediyoruz.


Yani kişiliklerimiz bizim aşık olma şeklimizi çok değiştiriyoruz.Peki bunu nasıl anlarız diye sorabilirsiniz?


Şimdi sıkı durun. Size bu konuda çok etkileyici bir bilimsel çalışmadan bahsetmek istiyorum. Kanadalı Psikolog John Alan Lee’nin “Aşkın renk tekerliği teorisi “ ile aşk olgusuna çok farklı bir yaklaşımdan bahsedeceğim.


John Lee, ‘aşkın 6 türü’nün bir renk skalasına benzediğini ve bu renk skalasında birinci üç renk ve ikinci üç renk olduğunu ve toplamda 6 tip aşk rengi olduğunu söylüyor.


Birinci üç aşk rengi ve anlamları şu şekildedir:


1 -Eros: Lee eros'u tatmin etmeyi, cinsel eğilimleri, güvenliği ve estetik keyfi yaşamını birbirlerine yaratmayı amaçlayan tutkulu bir fiziksel ve duygusal aşk olarak tanımlıyor. Çok şehvetli, yoğun, tutkulu bir aşk tarzıdır. Bu tip aşık olan kişilikler, Cinselliği çok severler sevgililerini sezgilerle veya "elektrokimya" ile istemsiz olarak bir şekilde buna uyumlu seçerler.


Eros aşıkları , ilk görüşte aşkı en fazla yaşayan gruptur.

Sevgililerine "tatlım","aygır" veya "seksi" gibi hayvan adlarıyla hitap etme eğilimindedirler. Bir eros aşığı "umutsuz bir romantik" olarak algılanabilir. Çünkü kaybetme korkusu çok yüksektir. Bu yüzden de çok fazla kıskançlık yapabilir.


2-Ludos: Bir oyun ya da fetih gibi oynanan aşk (aynı anda birkaç kişiyle olabilir). Latince "oyun" anlamına gelen Ludos, aşkı, birbirleriyle eğlenmek, içeride ve dışarıda aktiviteler yapmak, birbirlerini şımarmaya, şımartmak ve birbirlerine zararlı şakalar yapma eğilimleri yüksektir.


Ludos aşıkları mümkün olduğunca eğlenmek odaklı kişilerdir. İstikrarlı bir ilişki aramak istemediğinde, nadiren veya asla bir ortakla aşırı derecede ilgilenmezler ve çoğu zaman aynı anda birden fazla ilişkiden hoşlanma isteğindedirler. Genelde temel amacı kendi zevkleri ve eğlenmesi odaklıdır. Gerçek düşünce ve hislerini partnerlerine göstermekten kaçınırlar, duygularının anlaşılması ciddi bir korkuya dönüşebilir. Zayıf görünmek bazen en büyük korkuları olabilir.


3-Storge: Arkadaşlıktan doğan, zaman içinde oluşan aşktır. Depo, dostluktan yavaş yavaş büyür ve tutkuyla değil de benzer menfaatlere ve birbirlerine bağlılığa dayanır. Arkadaşlık biterse aşkın da bitme ihtimali yüksektir.


Bu tip aşkı çoğunlukla sakin, sorumluluk sahibi ve içtenliğe önem veren kişiler yaşarlar. Genelde aşık olabilmeleri için , partneri uzun süre tanıma ve arkadaş olma gayretine girerler. Bu arkadaşlık süresi boyunca birbirlerini tanır ve duygusal yakınlığın oluşmasıyla beraber aşkları başlar.

Bu aşk tipinde kavga, gürültü çok az gözlemlenir. İlişkinin odağında sakinlik, anlayış, paylaşım ve güven vardır. Kişiler fiziksel özelliklere çok fazla önem vermezler. Genellikle bu aşkta olan insanlar, psikolojik rahatsızlıklara karşı dayanıklı, evcimen, hümanist, ebeveyn, ilişkiyi sırtında taşıyan ve ilişkileri kuvvetli olan kişilerdir.



Teorinin ikincil Renk skalasında yer alan üç ikincil tür aşk türü ise şöyledir :


4-Mania: Tutkulu aşk ve oyun gibi aşkın birleşimidir.En sancılı aşk türüdür. Eros ve ludos'un kombinasyonundan oluşan mania, saplantılı aşk türüdür. Duygusal iniş çıkışlar, kıskançlık ve çok sahiplenici duygular içerir. Çok tehlikeli bir ilişki türüne dönüşebilir.

Kişi saplantılı şekilde bağlıdır ve acı çekmekten zevk alır. Çok fazla kıskançlığın, alınganlığın olduğu aşk türünde aşık ilişkisini bitirmeye asla cesaret demediğinden bir haftada 3 kere ayrıl barış sendromu yaşayabilir. Problemlerden ve problemli ilişkiden beslenir. Bu tip aşıklar sürekli karşısındaki kişiyi şüpheci bir şekilde sorgulama halindedir.

Ayrılık sürecinden kendisine ya da aşık olduğu kişiye zarar verebilir. Bazı durumlarda tıp hekimi desteğine ihtiyaç duyulabilir.


5-Pragma: Ludos ve storge’ın kombinasyonu olan pragma , pratiğe yönelik bir aşktır.

Pragmatik severler akılcı ve gerçekçi olduklarını düşündükleri için destek olma eğilimine sahiptirler. Yararlı olmaları konusunda samimi olsalar da, yaptıkları kadarını beklemeleri, bazı ilişkisel sıkıntılara yol açabilir.


Pragmatik sevginin pratikliği ve gerçekçiliği, ortak hedefler ve değerler süre boyunca paylaşıldığı sürece, ilişkinin ömrünü uzatır. Uzun dönemli hedefler koyup odaklanabilirler. Bu ortak bir hedefe ulaşmak için eşiyle birlikte çalışmak isterler.

Bu tip aşıkların tehlikeli tarafları ise, bir diğerini bir yük olarak gördüğünde başlar. Bu partnerini yararsız görme düşüncesi zamanla kibir, kendini beğenme, partneri aşağılama gibi sevgiliye zarar veren bir tutuma dönüşebilir.


6-Agape: Eros ve storge kombinasyonu olan Agape, kapsayıcı ve özverili bir aşktır. En fedakar aşık tipidir diyebiliriz.


En saf aşk şekli olan Agape, aşk tanımını eşlerin birbirlerine karşı fedakarlıkları ölçülebileceğini düşünürler. Hatta aşık olan kişi, eşin kendi durumundan kaynaklanan zorluklara katlanmaktan farklı bir zevk alır. Fedakarlık yapmak aşkını ilan etmek gibi büyük bir duygu hissettirir.


Agape aşıkları bağışlayıcı, affedici tavırlarıyla hatalara karşı toleransı çok yüksektir. Empati duygusunun en çok gelişmiş olduğu aşk türüdür. Naif, sakin, ılımlı, anlayışlı kişilik özellikleri en çok bu aşk türünde görülür.


Psikolog John Alan Lee’nin aşk türlerini bilmek ne işimize yarayabilir diyebilirsiniz.


Sizin veya partnerinizin aşık olma şekliniz kişiliğiniz hakkında ciddi bilgiler vermektedir.


Ne yazık ki bir çok kişi yaşadığı ilişkiyi eşsiz, kimsenin pek yaşamadığı ve dolayısı ile de kimsenin anlamadığı duygular olarak zanneder. Ama gerçek hiç bir zaman öyle değildir.

Sizinde gördüğünüz gibi yaşadığınız duyguların bir çoğu tanımlanmış ve literatürde yayımlanmış duygulardır.


Sonraki yazılarda sizlere “ vazgeçilmezlerden vazgeçmenin yöntemlerini “ anlatacağım.


Hem kendinize hem sevgilinize iyi bakın.


Gerçekten kimsiniz?

© 2016 by Zafer Akıncı

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Instagram Social Icon