• Dr. Zafer Akıncı

Odasında ders çalışan çocuk başarısız oluyor

En son güncellendiği tarih: 5 Ara 2017

Çocuklara tek başına ders çalıştırmayın.



Çocukların hayatlarının büyük bölümü okul ve derslerle geçmektedir. Bu konularda çeşitli tartışmalar yaşansa da gerçek böyledir.


Çoğu insan çocuklarının okul başarısını yüksek olmasını istemektedir. Bu başarının oluşabilmesi için ebeveynler çok çeşitli yöntemler denemektedirler.


Bu yöntemlerden en önemlisi de çocuğumuzun kendine ait bir odasının olmasıdır. Çünkü çocuğumuzun böyle bir odası olduğunda zihnini derse odaklayıp, derslerine çok daha iyi çalışabilecektir.


Aslına bakarsanız hepimizin geçmişte belki en çok istediğimiz şey ayrı bir odamızın olmasıydı. Ancak belli bir yaşın üzerindeki ebeveynlerin kendilerine ait bir odası ne yazık ki olmadı.


Kurman ve Mclnerney’in çalışmalarında kolektivist toplumlardan gelen öğrenciler daha az yapılandırılmış ve yalnız ortamlara yerleştirilirse, performansları çok iyi olmayabiliyor.


Bunun anlamı ülkemizdeki çocuklar sosyal olmayan, tek başlarına ortamlarda ders çalışma sürelerinde ve verimliliğinde anlamlı oranda bir düşüş oluyor. Aslında bu durumun pratik karşılığını birçoğumuz biliyoruz. Sadece başarı düşüklüğünün bir sebebinin de bu durum olduğunu fark etmek zor olabiliyor.


Çocuğunuzdan daha başarılı olmasını istiyorsanız, o ders çalışırken yanında sizde kendi odaklanmış görevlerinize bakmanızdır. Onlarla aynı odada ve aynı odaklanma ile eşlik ederseniz çocuğunuzun başarısında ölçülebilir düzeyde gelişme olacaktır.


Biz kültür olarak çocuklarımızı sürekli uyaran, onlarla bir şekilde konuşan, konuşmasını ve anlatmasını bekleyen bir kültür ve alışkanlıkların içinde olduğumuzdan, çocuklarımız ne yazık ki tek başlarına ders çalışma sürecine odaklanamıyor ve alışamıyorlar. Bunu sonucu da nedeni belirlenemeyen başarısızlık oluyor.


İngiltere’de yapılan başka bir çalışma da kütüphanede ders çalışanların, tek başına ders çalışanlardan daha başarılı olduğu görüldü. Uzmanlar bu durumu “ Ayna nöron etkisi” diye bilinen bir fenomenle açıklıyorlar.


Bu etkide kişiler, hiç konuşmasalar da birbirlerini istemsiz olarak etkilemektedirler. Yani girdiğiniz ortamların ve ortamlardaki kişilerini sizin üzerinizde anlamlı oranda bir etkisi oluyor. İster fark edin ister fark etmeyin sonuç değişmiyor.


Bu konudaki ilginç bir çalışmayı Prof.Nathan Caplan yapmıştır. Prof.Nathan Caplan çalışmaya Hindistan ve Çin’den Amerika’ya gelen çocukların, tüm zorluklara rağmen akademik başarıları Amerika’daki çocuklardan daha yüksek olmasını tespit etmesiyle başlamıştır. Sonra bunu nedenini analiz ettiğinde çok önemli sonuçlara ulaşmıştır.


Prof. Nathan Caplan’ın çalışmasına göre en önemli iki başarı sebebinin ilki çocukların ayrı bir odalarının olmaması, aileleriyle birlikte aynı ortamda ders çalışmalarıdır. İkinsi sebep ise çocuklara, ders konularını bilmeseler bile ailelerinin destek vermeye çalışmaları olduğu belirlenmiştir.


Psikolojide “geçmişteki yapamadıklarımızın geleceğe projeksiyonu” olgusuyla izah ettiğimiz çocuğumuza özel oda ve bu odada ders çalışmasını istememizin en önemli zararlardan birisi başarının azalması, diğeri ise çocuklarımızın bizimle duygusal bağlarının zayıflamasıdır.

Ülkemizde yapılan başka bir çalışmada, ayrı bir odası olan, internet bağlantılı bilgisayarı bulunan öğrencilerin fen bilgisi başarı sınavından daha düşük notlar almaları daha olası bulunmuştur.


Çocuklarımızı sözümüzü daha çok dinlesinler ve daha başarılı olsunlar istiyorsak, aynı odada çok vakit geçirin.

© 2016 by Zafer Akıncı

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Instagram Social Icon